Soruşturmanın ilk aşamalarında ağırlıklı olarak Gülistan Doku’nun köprüden atlayarak intihar etmiş olabileceği ihtimali üzerinde durulmuş, baraj gölünde aylar süren arama çalışmaları sonuçsuz kalmıştı. Ancak Doku ailesinin avukatlarının itirazları ve bağımsız bilirkişi raporları, genç kızın köprüden atladığına dair somut bir kamera görüntüsü olmadığını ortaya koydu. Bu durum, soruşturmanın yönünü tamamen "kasten öldürme" şüphesine çevirdi.
Dosyanın bir numaralı şüphelisi olan Zaynal Abarakov (eski bir polis memurunun üvey oğlu) ve çevresindeki isimlere yönelik teknik takip derinleştirildi. Yeni incelemelerde:
Gözaltı kararlarının bir diğer önemli dayanağı ise şüphelilere ait dijital materyallerdeki veri kurtarma çalışmaları oldu. Daha önce silindiği tespit edilen bazı mesajlaşmaların ve arama geçmişlerinin, özel yazılımlarla geri getirildiği ve bu verilerin "suç delillerini gizleme" veya "yönlendirme" faaliyetlerine işaret ettiği iddia ediliyor.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyonda, aralarında Zaynal Abarakov ve yakın çevresinin de bulunduğu şüphelilerin eş zamanlı gözaltına alınmasının temel amacı, ifadelerdeki boşlukları yakalamaktı.
Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, sürecin başından beri kardeşinin intihar etmediğini, zorla alıkonulduğunu veya öldürüldüğünü savunuyordu. Son operasyonlar, ailenin yıllardır dile getirdiği "etkin soruşturma yürütülmüyor" eleştirilerinin ardından yargı mekanizmasının en somut adımı olarak değerlendiriliyor.